Meşe Ağacının Altında 19.Bölüm

Garip Bir Adamın Hassas Dokunuşu (1)

Bölüm 19- Garip Bir Adamın Hassas Dokunuşu (1)

“Acıdı mı?”

Max, bu deneyimin biraz tatsız olduğunu söylemek istedi ama onun yerine başını salladı. Adam rahat bir nefes aldı ve dudaklarını kadının şakağına yaklaştırdı ve bu samimi hareket bir şekilde Max’in kalbini doldurdu. Beklemediği bir duyguydu. Eskisi gibi soyulmuş ve çiğnenmiş hissetmeye benzer bir şey bekliyordu… acı verici, boş, soğuk ve rahatsız edici bir şey…

“Ağır mıyım? Bir dakika bekle.”

Riftan kendini destekleyip yavaşça içinden çıktı. Max aniden içerisinden bir şeyin süzüldüğünü hissetti. Bacağını refleks olarak sıkmaya çalışırken onu geri tuttu.

“Riftan…!”

“Sabit kal. Yorgunsun, değil mi? Senin için sileceğim.”

Riftan, kenara koyduğu leğeni çekti ve suyla ıslattığı havluyu sıktı. Soğuk bezle onu nazikçe sildi.

“Acıyor mu?”

“Oh, ımm, acımıyor.”

Acıtmıyor mu? Max taze kaynatılmış bir sosis gibi kıpkırmızı kesildi. Ancak, onun bu düşüncelerine duyarsız olan adam, sadece yeri dikkatlice fırçaladı ve ardından alt vücudunu sildi. Ona bakmaya cesaret edemedi, üstünü örtmek için çarşafları hızla topladı. Riftan bu manzaraya gülümsedi.

“Yakında alışacaksın.”

Sonra yanına yattı. Max’in bacakları şaşkınlıktan titredi. Riftan geniş bir yatağın ortasında öyle rahat bir şekilde yatıyordu ki, hatta sonrasında bir koluyla onu kendine çekip kendi üzerine yatırdı. Terli ciltlerinin sürtünme hissi, Max’in yapışkan dokunuşla garip hissetmesine neden oldu.

“Ri… Riftan…”

“Bir kez daha yapmak istemiyorsan uğraşma.”

Alt karnına değen et parçası yeniden şiştiğinden, bu söz sadece bir tehdit değildi. Dondu. Kayıtsız bir yüzle, Riftan bir kolunu başının altına aldı ve çarşafları birleşik vücutlarının üzerine çekti. Sonra avucunu kadının dalgalı buklelerine yaslarken gözleri yavaşça kapandı. Ancak o zaman Max, onunla yatmayı planladığını fark etti.

“Riftan…”

“Neden adımı söyleyip duruyorsun?”

Riftan için çırılçıplak yatmak o kadar doğal görünüyordu ki. Max’in gözleri yana kaydı; sonunda söylemek istediğini yuttu ve mırıldandı.

“İyi geceler…”

Sonrasında koca bir sessizlik geldi, sanki Riftan çoktan uyuyakalmış gibi. Kalın boynundan onun nabzının gümbürtüsünü dinledi ve ritim çok geçmeden uyuya kalmasına neden oldu.

***

Bir şey göğsünü eziyordu. Max tereddütle gözlerini hayal kırıklığıyla açtı ve kısa süre sonra şaşkına döndü. Bronzlaşmış, güçlü bir ön kol görüşünü yarı yolda engelledi. Başını kaldırdı ve Riftan’ın uyuyan figürünü gördü, yüzü saçlarına gömülüydü. Max, yeniden ortaya çıkan taze anılarla anında kızardı.

Battaniyenin altına dolanmışlardı, aralarında tek bir milim bile yoktu. Adamın uzun bacakları kadının bacaklarının arasına dolanmıştı ve kolları sanki vücudu bir yastıkmış gibi onu kucağında sıkıca kavramıştı.

Max hiç kimseye tutkulu olmamıştı. Öz annesi bile ona sarılmamıştı. Riftan gözlerini açmadan önce giyinmesinin daha iyi olacağını düşünerek, gözleri bir an tedirginlikle etrafta gezindi. Böyle uyanırsa…

Max yüzünü kapadı, ona doğru dürüst baktığından emin olamamıştı. Dün gece vücudunun onun kollarında kıvrıldığını hatırladığında o kadar utandı ki pencereden atlamak istedi. Bir bayan asla bu şekilde tepki veremezdi.

Eş olarak görevini uzun zamandır vaaz eden dadı bile, kocasının taleplerine “uygun şekilde” yanıt vermesi gerektiğini söyledi. Ateşli yanaklarını sıktı. Dün gece, boğuşan, ağlayan kadın unutulmaktan çok uzaktı. Ya Riftan, onun saf olmadığını düşünüyorsa?

Aklına gelen düşünce ve dün gece yaşananları hatırlayınca Max dikkatlice Riftan’ın kolundan çıktı ve yatağın altına baktı. Bu gidişle onunla asla böyleyken yüzleşemezdi. Bir hanımefendi gibi giyinmek çok fazla olabilir ama en azından şu anki “dün gece ateşli bir sex” yaptım havasından kurtulmasının uygun olacağını düşündü.

Odanın köşesinde rastgele bir giysi yığını buldu ve aceleyle oraya uzandı. Gözleri çaresizce yanıyordu, hareket etmeden ulaşabileceği bir mesafeydi. Ve odanın içinde dolaşmaya cesareti yoktu. Bu nedenle, elini uzattı, ama aniden geriye düştü.

“Ne yapıyorsun?”

Max şaşkın bir ifadeyle ona baktı. Uyuyakaldığını düşündüğü Riftan, şimdi oniks gözleriyle ona bakıyordu. Aceleyle ondan uzaklaşmaya çalıştı ama bunun imkansız bir başarı olduğu hemen ortaya çıktı. Riftan bir kolunu beline dolayarak onu çevik bir şekilde geri döndürdü ve onu altına aldı.

“Ri-riftan… Ah, sabah oldu…”

 

Meşe Ağacının Altında

Meşe Ağacının Altında

Under the Oak Tree
Seviye: Ongoing Tür: Yazar: Çizer: Yayınlanma tarihi: 2017 Orjinal dil: İngilizce
Bir dükün kızı, kekeme Maximilian, babasının zorlamasıyla düşük statülü
bir şövalyeyle evlendi.

İlk gecelerinden sonra kocası tek kelime bir şey söylemeden bir keşif 
gezisine çıktı.

Üç yıl sonra döndüğünde ise tüm kıtada ünlü bir şövalyeydi.

Peki şimdi neler olacak?

Maximilian dönüşünde onunla nasıl yüzleşecek?

Ya da Max sonunda kocasını sevecek mi?

Peki ya Rİftan bu sevgiye layık mı?

Daha da önemlisi kötü babasının hakimiyetinden sonunda kurtulabilecek mi?

NEDEN HEP BİRLİKTE ÖĞRENMİYORUZ???

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla