Like a Flower 39.Bölüm

Like a Flower 39.Bölüm

Önceki bölüm

Leng Xing, kenarda duran Nian Zhen’e ve dün gece gördüğü beyaz saçlı gence baktı ve konuştu.

-Fei ailesinden adamlar burada!
.
.
.
.
.
.
.
Bir adam, şaşkınlık ve sinir ile  konuştu.

-Fei ailesi mi? Onlarla çok tartışsak da, gerçekten savaş ilan etmedik… Nasıl olur da Buzlu Kulenin girişine gelip sorun çıkarmaya cüret ederler?! Fei Yue’nin amacı ne?!

Ruan Ji Lijuan, bu olanları biliyordu. Sessiz kalıp gösteriyi izlemeyi seçti.

Leng Xing, hızlıca konuştu

-Fei Yue, Kardeş Nian Zhen için geldi! Adamlarını getirdi ve şimdi girişi kapatıyorlar ve Lider’in Kardeş Nian Zhen’i teslim etmesini istiyorlar. Orada ne olduğunu görmek isteyen birçok insan toplandı.

Ruan Ji Lijuan’ın yanında duran Nian zhen, kaşlarını çattı ve sinirle konuştu.

-Fei Yue, benim için geldi. Buraya geldiğimi nasıl öğrendi?!

Leng Zhan, soğukluk ve sinirli bir sesle konuştu.

-Kimse Kardeş Nian Zhen’in burada olduğunu bilmiyor, o halde Fei Yue bunu nasıl öğrendi?! Leng Xing, git Fei Yue’ye Nian Zhen’in Leng ailesinin önemli bir misafiri olduğunu söyle. Nian Zhen’i incitmek istiyorsa, bu bana savaş ilan etmekle aynı şey!

Leng Xingji, aceleyle konuştu.

-Lider, Fei Yue, Wang Ping’i ve diğer üç adamı yakaladı, o gün kervanımızı takip edenlerdi. Kardeş Nian Zhen gelmezse onları Buzlu Kulenin  önünde öldüreceğini söyledi!

Leng Xing, Daha önce Wang Ping ve diğerlerinin yanında savaşmıştı.  Şimdi Fei Yue tarafından yakalanmışlardı ve bu da onu endişelendirmişti. Nian Zhen dışarı çıkmak istemezse, o zaman Fei Yue onları öldürecekti çünkü bu onun yapacağı bir şeydi.

Leng Xing konuştuktan hemen sonra Nian Zhen, önce Ruan Ji Lijuan’a bakmış ve onun onaylaması ile dışarıya doğru yürümeye başladı.

Leng Zhan, Nian Zhen’in arkasından konuştu.

-Kardeş Nian Zhen!

Herkes hemen onu takip etmeye başladı. Hiç kimse Nian zhen’in kimliğini saklamamıştı fakat bu şekilde de sorun çıkartacaklarını beklemiyorlardı. Biri dışında. Aslında bu anlaşılır bir durumdu. Dağların arasında ki ıssız bölgede, bir çok Fei ailesinin adamı öldürülmüştü. Tabi ki Fei ailesi bunu kimin yaptığını kesinlikle öğrenmek istemişti. Nian Zhen’in suçlu olduğunu öğrenmeleri fazla da zamanlarını almamıştı. Şimdide ellerinde Wang Ping ve üç adam vardı.

Nian Zhen diğerlerinin önünde yürüdü. Sakin görünüyordu ama gözlerinde öldürme niyeti görülebiliyordu. Neredeyse hiç kimse onu tehdit etmeye cesaret edememişti; bunu yapanların çoğunun sonu oldukça sefil olmuştu.

Nian zhen için her şey de tek istisna Ruan Ji Lijuan idi. Onun için her şeyi yapardı. Bu hayat felsefesini bozsa da….

Fei Yue onu Wan ping ve diğer üç adamla tehdit etmeye nasıl cüret ederdi, bu Nian Zhen’i gerçekten sinirlendirmişti. Şimdi çok öfkeliydi. Wang Ping ve diğer üç adamı az çok tanıyordu ve onlarla gerçek bir dostluk geliştirmemişti, fakat masum birinin onun yüzünden acı çekmesinden hoşlanmıyordu.

Nian zhen, zaten pişmanlık içindeydi ve başka kimsenin kendisi yüzünde acı çekmesini istemiyordu. Bu hayat değerliydi ve Ruan Ji Lijuan da çok değerliydi.

Buzlı Kule’nin girişinde kalabalık  toplanmıştı. Fei ailesinden yedi- sekiz erkek vardı ve liderleri Fei ailesinin Lideri Fei Yue’ydi. Arkasında iki Başlangıç kaynak savaşçısı daha vardı.

Fei Yue’nin yüzünde alaycı bir gülümseme vardı ve yüzündeki yara izini vahşi gösteriyordu. Gülümseme şekli ise daha da korkutucuydu. Yanında sarı kıyafetli genç bir adam duruyordu. Yakışıklı genç adam bir bilgin’e benziyordu. Görünüşü Fei Hong’a benziyordu ve Fei Yue’nin bir başka oğluydu. Beyaz Şehir’deki bir dahiydi.

Fei ailesinin grubunun yanında kıyafetleri parçalanmış dört adam vardı. Elleri ve ayakları kalın bir zincirle bağlanmıştı. Yüzlerinde kan lekeleri vardı ve enerjileri karmakarışıktı. Hepsi yaralanmıştı.

Fei Yue, yüksek sesle bağırdı. Sanki kimsenin kendisini duymamasından korkuyordu.

-Leng Zhan, acele et ve o küçük piçi hemen teslim et! Sana 3 dakika daha vereceğim ve eğer hala burada değilse birini öldürmeye başlayacağım!

Ruan Ji Lijuan, gülmemek için kendisini zor tuttu. Bu da neydi?! Klişe film replikleri mi?! Kötü adamlar neden her zaman bu kadar aptal ve acınası Sözler söylüyordu ki?!

İnsanlar, kendi kendilerine fısıldamaya başlamıştı.

-Kim bu Nian Zhen? Nasıl oldu da Fei ailesinin liderini kızdırdı ki?!

-Bundan haberin yok mu?  Kısa bir süre önce Fei ailesinin üçüncü oğlu Fei Hong’un öldürüldüğü söylendi. Katilin Nian Zhen olduğu söyleniyor. 

-Bu çok eğlenceli olacak!

Nian Zhen’in Fei Hong’u öldürdüğü haberi aralarında hızla yayıldı. Artık herkes Fei Yue’nin neden sorun çıkarmak için geldiğini anlamıştı.

Çok geçmeden Leng Zhan ve adamları Buzlu Kuleden çıktılar. Ruan Ji Lijuan, en arkadaydı ve olanların keyfini çıkartıyordu. Aslında Fei Hong’u öldüren kişi…

Kendisiydi!!

Ruan Ji Lijuan, Nian zhen’e sorun çıkartmak için elinden geleni yapacaktı. Ona olan öfkesi kolayca geçebilecek bir şeye değildi. Artık dünkü çocuk da değildi.

Leng Zhan, otoriter bir tavırla bağırdı.

-Fei Yue, Buzlu Kulemizin önünde sorun çıkarmaya nasıl cüret edersin? Leng ailesin de savaşacak adam yok mu sanıyorsun?!

Fei Yue, soğuk bir sesle hırıldadı. Her an atlamaya hazır bir köpek gibiydi.

– Leng Zhan, bugün seninle kavga etmek istemiyorum. Benim istediğim o küçük piç Nian Zhen! Onu hemen teslim et!

Fei Yue, bir süre ortaya çıkan kişilere baktı. Gözleri bir süre Ruan Ji Lijuan’a durduktan sonra Leng ailesindeki adamlara baktı vr en sonunda da Nian zhen’e ilişti gözleri.

-Sen, Nian Zhen misin?!

Nian zhen, Fei Yue’nin kirli gözlerinin Ruan Ji Lijuan’a bir süre takıldığını fark ettiğinde derin bir kıskançlık ve nefret hissetti. Ne cüretle o kirli gözlerini Xiao Juan’a dikerdi!? Aşırı sinirlenmişti.

-Fei Yue, Nian ailesinde geçen sefer hayatın bağışlandı. Minnettar olmak yerine bana saygısızlık mı ediyorsun? Üstelik bana ait olan birine de gözlerini dikiyorsun. Bir hayvandan bile daha düşüksün!

Fei Yue, dişlerini gıcırdattı. Sadece ileri doğru koşup Nian zhen’e parçalamalı ve en arkada ki güzelliği de kendisine saklamalıydı.

– Gerçekten sensin. Oğlumu öldürdün, yani dokuz canın olsa bile bugün öleceksin. Küçük piç, Nian ailesinin malikanesinde kalsaydın belki yaşamana izin verirdim. Fakat Beyaz Şehire gelerek hayatını çöpe atacağını gerçekten düşünmemiştim. Sen sadece ölüm istiyorsun! Ayrıca en arkada ki beyaz saçlı güzelliği kendime alabilirim.

Leng Zhan, herkesin onu net bir şekilde duymasını sağlamak için yüksek sesle bağırdı.

-Fei Yue, Nian Zhen ve o kişi Buzlu Kulemizin çok önemli bir nisafirleridir. O istediğin gibi davranacağın birileri değil! Buzlu Kule ne pahasına olursa olsun Nian Zhen’i ve eşini koruyacak! Onu öldürmek istiyorsan, önce Buzlu Kuleyi yenme yeteneğine sahip olnak zorundasın!

Kalabalık yine kendi kendine konuşmaya başlamıştı. Bu olayları izlemek ve dedikodu yapmak kesinlikle eğlenceliydi.

-Bu Nian Zhen’i daha önce hiç duymadım. Kırmızı Bulut şehrinden yeni gelmiş bir adam, nasıl oluyor da Buzlu Kule tarafından destekleniyor? Ayrıca en arkadaki kesinlikle hiç görmediğim bir güzelliğe sahip!

-Nian Zhen’i korumak için Leng ailesi tüm gücünü kullanacak… Nian Zhen,  bir dahi gibi görünüyor fakat bu kadar da korumaya değer olduğunu düşünmüyorum. Şu an arkadaki güzellik hiçbir şeye yokmuş gibi davranıyor. Ne kadar da kibirli!

-Leng Zhan aptal değil, Nian Zhen’i koruması için bir nedeni olmalı!

Ruan Ji Lijuan, insanların kendisi hakkında dedikodu yapmasını umursamıyordu. Güzel miydi?! Tabi ki de güzeldi! Bu kendini beğenmişlik değildi, sayısız kişi kendisi ile evlenmesi için birini göndermişti. Fakat o, salak gibi Nian zhen’e yapışmıştı. Bundan rahatsızlık duyuyordu fakat elinden de bir şey gelmiyordu. Sonuçta ayrıldığı anda başından bela eksik olmamıştı.

Fei Yue dahil pek çok kişi bu konularda bilgisizdi. Fakat bu dedikodu yapmalarına engel değildi. Leng Zhan’ın neden Nian Zhen’i korumak istediğini anlamadılar. Nian Zhen, Leng Meng’in Fei ailesinden adamları öldürmesine yardım ettiği için miydi? Bu yeterli görünmüyordu.

Fei Yue’nin yüzünde tekrar alaycı bir gülümseme belirdi. Leng Zhan, Leng ailesinin tüm gücüyle Nian Zhen’i gerçekten korumak istiyorsa, zarar vermesinin hiçbir yolu yoktu. Fei ailesinin mevcut gücüyle, Buzlu Kuleye savaş açmaya cesaret edemedi. Fakat en arkada duran ve aşırı dikkat çeken Ruan Ji Lijuan’dan etkilenmişti. Onu kendisine almak istedi. Hayatında gördüğüm en güzel kadındı.

Fei Yue, çok da hazırlıksız değildi. Yanında duran bir adama işaret etti ve Adam, Wang Ping ile diğer adamları kalabalığın önüne çekti.

Nian zhen ise ellerini yumruk yapmıştı. Sinirden titriyordu. Yeterince güçlü olsaydı hemen Fei Yue’yi öldürürdü fakat bunu yapacak güçten mahrumdu. Ne hakla ona ait olana göz dikerdi?!

Nian zhen, kaşlarını çattı ve öfkeyle bağırdı.

-Ben Fei Hong’u öldürmedim! Onunla doğru düzgün konuşmadım bile! Seni bırakmayı düşünüyordum fakat benim olana göz diktin ve arkadaşlarıma zarar vermeye cüret ettin! Bu yanına kâr kalmayacak!

Bir Adam, bıçak çıkardı ve Wang Ping’in boynuna dayadı.

Fei Yue, sinirlenmişti. Kendisine yalan söylüyordu. Kötü bir gülümseme ile Nian zhen’e baktı.

-Nian Zhen, bu dört adam seni takip eden paralı askerler! Sırf kendi kararların ve yalanların yüzünden onların gözünün önünde ölmesini mi istiyorsun?

Leng Meng tiksintiyle bağırdı. Bu meselenin Wang Ping ve diğer üç adamla hiçbir ilgisi yoktu. Dördü masumdu ve buna karışmamalıydı. Fakat onlarla birlikte savaşmış ve ölüm kalım durumları yaşamıştı ve onun önünde ölmelerini istemedi.

-İğrenç!

Wang Ping yüksek sesle güldü. keskin bıçak boynunda bir kesik bırakmıştı ve kanıyordu. Fakat, tek bir korku belirtisi bile göstermedi, tek başına bu korkusuz ve cesur tavırları çevresindeki insanların onu onaylamasına neden oldu.

-Haha, Fei Yue, istersen bizi öldür. Arkadaşımızın önemini yanlış tahmin ettin! kardeş Nian Zhen ve ben bundan önce neredeyse hiç tanışmadık ve hiç yakın bir arkadaşlığımız olmadı. Kardeş Nian Zhen’i tehdit etmek için bizi kullanma planın işe yaramayacak!

Diğer üç adam da bağırdılar.

-İstersen bizi öldür! Kaşlarımı bile çatarsam senin gibi bir piç olurum!

-Hayatım Kardeş Nian Zhen tarafından kurtarıldı. Onun sayesinde iki gün daha yaşayabildim ve yeterince para da kazandım!

Diğer üç adam hiçbir korku göstermedi. Bir paralı asker olmayı seçtikleri için bir gün zaten öleceklerini biliyorlardı.

Fei Yue, kaşlarını çattı ve soğuk bir sesle konuştu.

-Güzel, hepiniz ölmeyi çok istiyorsunuz o zaman ben de yerine getireceğim. Onları hemen öldürün!

Nian zhen, soğuk bir ifadeyle bağırdı ve bir kaç adım ilerledi. Kendisine açıkça yalancı denmişti ve bundan da çok rahatsız olmuştu. Bir kere o yalan söylemiyordu. Kim öldürür de üstüne atmıştı ki?! Bir bulursa kolay kolay bırakmayacaktı!

-Yapma! Fei Yue, Fei ailesinin liderisin ve Beyaz Şehirde ki en büyük güçlerden birisin. Nasıl böyle aşağılık bir numara kullanırsın?! 

Ruan Ji Lijuan, kıkırdadı ve insanların arasında sokak yemeği satan birinden bir şeylere alıp gösterinin tadını çıkarttı. Ortalığı karıştırmak da eğlenceli olmuştu.

Fei Yue’nin yüzündeki gülümseme dondu. Nian Zhen’in söylediği doğruydu, ünlü biriydi ve genç bir adama böyle bir numara kullanmak aslında utanç vericiydi.

-Sen……

Wang Ping, konuştu.

-Kardeş Nian Zhen, Buzlu Kule de kaldığın sürece güvendesin. Bizim için hayatını riske atmana gerek yok!

Nian zhen, rahatsız olduğu için sinirli hissediyordu. Wang Ping ve diğerleri arasında pek bir duygu yoktu. Kısa bir süre önce tanışmışlardı. Fakat şu anda durum farklıydı. Şimdi onlara olanların hepsi Nian Zhen yüzündendi, bu yüzden onları kurtarmak zorundaydı. Ruan Ji Lijuan ‘a bilmeden yaptığı gibi bir hatayı bir daha asla yapmak istemiyordu.

-Ben her zaman harika bir adam değilim ama masum birinin benim yüzümden acı çekmesine de asla izin vermem. Bir daha asla olmaz!

Fei Yue soğuk bir sesle bağırdı.

-Yeter bu kadar saçmalık. Nian Zhen, öne çık ve ölümünle yüzleş. Ondan sonra onları bırakacağım!

Leng Zhan , Nian Zhen’in yanına doğru yürüdü. Nian Zhen, kızının hayatını kurtarmıştı ve Leng ailesinin kurtarıcısıydı ve onun başına kötü bir şey gelmesine izin veremezdi.

-Fei Yue, artık itibarın umurunda bile değil. Fei ailesinin lideri olarak, genç bir adamı böyle utanç verici bir şekilde nasıl tehdit edebilirsin?!

Kalabalık tekrar aralarında tartışmaya başladı. Fei Yue’nin yaptıklarını küçümsüyorlardı. Beyaz Şehir de Fei Yue ünlü biriydi ve yaptığı her şey Fei ailesini temsil ediyordu.

Fei Yue kaşlarını çattı. Durumun bu hale geleceğini hiç beklemiyordu. Wang Ping’i ve diğer üç adamı gerçekten öldürmek isterse, itibarı zarar görecekti. Bu şekilde itibarının çöp olmasını istemiyordu.

Kalabalıktan biri razi düşündükten sonra bağırdı.

-Lider Fei, neden oğlunun Nian Zhen ile dövüşmesine izin vermiyorsun? eğer oğlun Nian Zhen’i öldürebilirse intikamını alacaksın.

Ruan Ji Lijuan, adamın önerisini duyduğunda soğuk bir şekilde gülümsedi. Yine her şey kitaba göre gidiyordu. Anlaşılan ne kadar kaderi değiştirmeye çalışırsa çalışsın çizilmiş kader kolay kolay değişmiyordu.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Bir bölümün daha sonuna geldik. Umarım sevmişsinizdir.

Fei Hong’u öldüren kişiye şaşırdınız mı?

Ruan ji Lijuan’ın yaptığını doğru buluyor musunuz?

Sizce neler olacak?

Nian zhen ne yapacak?

Ne zaman buradan da ayrılacaklar?

Leng Meiren, onlarla gelecek mi?

Beni takip etmeye devam edin canlarım. Sizi seviyorum.

Like A Flower (BL)

Like A Flower (BL)

Puanlama 0.0
Seviye: Ongoing Tür: Yazar: Orjinal dil: Türkçe
Like A Flower (BL)   Ruan Ji Lijuan, kitap okumayı seven genç bir adamdı. İsmi her ne kadar kadınsı olsa da görünüşü değildi. Buna rağmen karakteri, ismi ile uyuşuyordu.   Ruan Ji Lijuan, okumayı abarttığı bir zamanda yorgunluk yüzünden ölür ve kendisini bir çiçek olarak bulur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla