Like a flower 31.Bölüm

Like a Flower 31.Bölüm

Önceki bölüm

Nian zhen, kendisine söylenen Buzun kraliçesi olan Leng Meiren’i de merak ediyordu. Bu kız hakkında ne düşüneceğini bilmiyordu. O Ruan Ji Lijuan’a aşık olduğunu yeni fark etmişti. Fakat neden onunla evlenmişti. Ayrıca Buzlu Kulenin Leng ailesi ile kesinlikle bir bağlantısı olmalıydı.
.
.
.
.
.
.
.
.

-Haha, bu tepeyi geçtikten sonra Beyaz Şehir’e ulaşacağız. Beyaz şehre ulaştığımızda, Buzlu Kule’nin bölgesine gireceğiz. Kimse bizi rahatsız etmeye cesaret edemez. bu harika bir görev. Neredeyse hiçbir şey yapmadan 20 ölümlü yenileme hapı kazandım!

Wang Ping ve paralı askerlerin geri kalanı mutlu ve rahattı. Beyaz Şehir’e ulaştıklarında bu görevi tamamlayacaklardı.

paralı askerlerden birkaçı, yakında ellerine geçecek olan ölümlü yenileme haplarını aldıklarını ve kullandıklarını hayal ediyordu. yüzlerinde heyecanlı bir ifadeler vardı. Hiçbiri Leng Meng’in yüzündeki ifadeyi fark etmemişti.

Nian Zhen’in keskin duyuları vardı ve İlahi Hislerini erkenden kullanabilirdi. Leng Meng’in giderek daha gergin göründüğünü fark etti. Leng ailesinden diğer iki adam da gergindi.

İlahi hisler, bir çok şekilde kullanılabilirdi. Fakat bunun için Başlangıç kaynak aleminde ooman gerekiyordu. Çünkü güçlü bir ruh ve güçlü ve yoğun miktarda Qi gerekiyordu.

Fakat Nian zhen, erkenden kullanabilirdi. Çünkü şartları karşılayabiliyordu. Güçlü bir ruh mu?! Onda oldukça güçlü bir ruh vardı. Yoğun bir Qi mi?! O kutsal vücuda sahipti…

Nian Zhen, gülümsedi. Leng Meng aptal değildi. Bu tehlikeli bir görev olmasaydı, o kadar çok Temel kaynak savaşçısını işe almak için bu kadar çok para harcamazdı. 8’den fazla adamı olana kadar yolculuğa başlamamıştı bile! Kendi kendine söylendi.

-Bu kadar basit olmayacağını biliyordum!

Nian zhen, İlahi Hislerini kullandıktan sonra vagonun boş olduğunu fark etmişti. İçinde hiçbir şey yoktu. Yani bir kamuflaj olarak kullanılıyordu.

Leng Meng konuştu.

-Herkes dikkatli olsun!

Fakat, Paralı askerler onun söylediklerini pek umursamadılar. Yolculuk çok rahattı. Henüz hiçbir şey ile karşılaşmamışlardı ve Beyaz Şehire de varmak üzereydiler.

Nian zhen, merakla sordu.

-Kardeş Wang, sana bir soru sorabilir miyim? Buzlu Kule ve Fei ailesi arasındaki ilişki nasıl?

Wang Ping, gülümsedi ve konuştu.

-Bu sorunun cevabı çok açık. Biz, onlarla düşmanız.

Nian Zhen arabaya baktı ve fısıldadı.

-O vagonda saklanan hazinenin ne olduğunu biliyor musun?

Wang Ping de fısıldadı.

-Bilmiyorum. Yaşlı adam bize bundan bahsetmedi ve biz de soramadık. Bu paralı asker kurallarından biridir. Bence bunun Leng ailesinin genç hanımıyla bir ilgisi var.

Nian Zhen şaşırdı. Buzun kraliçesinden mi bahsediyordu. Biraz daha merak etti.

– Leng ailesinin genç hanımı mı?

Wang Ping fısıldadı.

-Kardeş Nian Zhen, bu Beyaz Şehir’e ilk gelişiniz, bu yüzden muhtemelen Leng ailesinin liderinin sadece bir kızı olduğunu bilmiyorsundur. Tatlı bir genç bayan fakat zayıf bir vücutla doğdu, bu yüzden her zaman hasta. Leng ailesi birçok tanınmış doktor ve birçok simya ustası çağırdı fakat hepsi bu konuda bir şey yapamadı. Hepsi bu genç bayanın 15 yaşından sonra yaşayamayacağı söyledi. Şimdi 14 yaşında ve vagonda genç bayanın hastalığıyla ilgili bir hazine olduğunu düşünüyorum.

Konuşmayı sessizce dinleyen Ruan Ji Lijuan, güldü. Hem kitapta hem de diğer yaşamlarında bu aynen gerçekleşmiş bir konuşmaydı. Sanki daha önce izlediği filmi bir daha izliyordu. Olacakları biliyordu.

Nian Zhen, çok merak etmişti. Ruan Ji Lijuan, hasta olduğunu söylemişti ve onu tedavi edecek olan da kendisi idi. Yüzünde oluşan tuhaf ifadeydi saklayamadı. Göz ucuyla da Ruan Ji Lijuan’a bakmıştı. Fakat göremedi. Nereye gitmişti ki?! Artık kendisini tutmuyordu. Biraz üzülmesine engel olamadı.

-Çok Yazık, bu genç hanımın ne tür bir hastalığı var?!

wang Ping iç çekti ve başını salladı, yumuşak kalpli bir adamdı.

-Onu bilmiyorum ama insanlar bana, hastalık yüzünden genç bayanı her atak geçirdiğinde onu neredeyse öldürecek bir soğuktan acı çektiğini söylediler. Yazık, o sadece 14 yaşında.

Bu konuşma Leng Meng tarafından kesildi.

-Hadi gidelim!

Leng Meng, bağırdıktan sonra önündeki tamamen karanlıkla kaplanmış dağlara baktı. Gergin ve endişeli görünüyordu.

Grup şimdi yavaşça bir kez daha ilerliyordu.

Biraz daha yürüdükten sonra gökyüzü tamamen kararmıştı. Nian Zhen, Leng Meng ve diğer iki adamın yüzlerindeki ifadelerin eskisinden daha da gerginleştiğini, hatta nefeslerinin hızlandığını bile hissedebiliyordu.

Nian Zhen İlahi Hislerini kullandı ve önlerinde gizlenmiş düzinelerce adamın olduğunu fark etti. Hepsi de güçlü bir öldürme arzusu yayıyordu.

Nian Zhen karanlık gökyüzünde ki aya baktı. Yüzünde karanlık bir gülümseme belirdi. karanlık, rüzgarlı bir gecenin, kaderinde kan dökülmesi vardı.

İleride yüksek sesli bir kahkaha duyuldu. Siyah kıyafetli bir grup adam saklandıkları yerden çıktı ve hepsi öldürme niyetiyle saldırdı. Leng Meng ve diğerlerinin gidiş yolunu tamamen kapattılar.

-Hahahahaha… Leng Meng, uzun zamandır burada bekliyordum!

Nian Zhen onları İlahi Hissiyle inceledi ve önlerinde 11 düşmanın varlığını keşfetti. Bunlardan ikisi Temel kaynak aleminin geç aşamasındaydı, dördü orta aşamadaydı ve geri kalanların hepsi erken aşamalardaydı.

YN: Alemler, 13 seviyeye ayrılıyor ve 1-3 erken , 4-7 orta 8-10 geç 10-13 zirve aşama.

Düşmanın gücü veya sayısı önemli değildi, tamamen sayıca fazlalardı.

Leng Meng’in ifadesi değişti. Tepeyi geçtikten sonra güvende olacaklarını düşünmüştü, fakat tehlike sonunda ortaya çıkmıştı.

Leng Meng’in yüzünde alaycı bir gülümseme oluştu ve konuştu.

-Fei Long, Fei ailen bunu yapmak için çok çaba harcıyor olmalı.

Wang Ping ve diğerleri rahatlamış ruh hallerini kaybetmişlerdi. önlerindeki duruma baktılar ve içlerinden küfrettiler. Bu görevin sorunsuz biteceğini düşünmüşlerdi fakat bu gerçekleşmemişti.

Önlerindeki adamlar Fei ailesindendi.

Fei Long, kibirli bir şekilde baktı ve kaba bir şekilde Konuştu.

-Leng Meng, Saf-Yang meyvesini bize ver!

Leng Meng, kaşlarını çattı ve öfkeyle bağırdı.

-Asla! Saf-Yang meyvesi genç bayanın hayatını kurtarmak için, bunu sana vermektense ölürüm daha iyi!

Nian Zhen, görevin Saf-Yang meyvesini güvenli bir şekilde götürmek olduğunu anlamıştı. Bu meyve nadir bulunan bir eşyaydı ve büyümesi de oldukça uzun sürüyordu. Kesinlikle değerli bir parçaydı.

Fei Long, adamlarına baktı ve yüzünde ki acımasız ifadeyle bağırdı.

-O zaman öleceksin. Hepsini öldürün!

Ruan Ji Lijuan, kimsenin kendisini görmemesinden faydalanıyordu. Arabanın üstüne oturmuş ve keyifle olacakları izliyordu. Elinde de parlak kırmızı renkli bir meyve vardı.

Ruan Ji Lijuan, Nian Zhen’e sorun çıkartmak için meyveyi Leng Meng’den gizlice çalmıştı. Bu elinde ki meyve zaten Nian Zhen’e ait olacaktı. Kendisinde durması daha iyiydi. Hatta canı isterse yiyebilirdi. Meyvenin kaybolduğunu fark ettiklerinde çok eğlenecekti.

Nian Zhen, bir aptal değildi. Bu olanların gerçek amacının Fei ailesinin Saf-Yang meyvesini istemesi değil, Leng ailesinin genç hanımının ölmesini istemeleri olduğunu anlamıştı.

Bu genç bayan, Leng ailesinde çok değerliydi ve eğer ölürse Leng ailesi kedere düşecekti. Düşmanına acı çektirirsen, mutlu olursun diye bir söz vardı. Leng ailesi üzüldüğünde Fei ailesi mutlu olacaktı.

Fei ailesinden adamlar silahlarını çektiler ve kervanı kuşattılar. Bugün kimsenin kaçmasına izin vermeyeceklerdi.

wang Ping keskin kılıcını çıkarttı ve küfretti.

-Sikeyim, Ne kadar da şanssızım! Neden bütün sorunlar beni bulur ki?!

Adamların geri kalanı da gergin görünüyordu, paralı askerlerdi ve görevlerinin ne olduğunu açıkça biliyorlardı. Düşmanlarının böyle bir durumda kaçmalarına izin vermeyeceklerini de biliyorlardı. Eğer yaşamak istiyorlarsa savaşmaları gerekecekti.

Wang Ping, Nian Zhen’e baktı ve endişe ile konuştu.

-Kardeş Nian Zhen, fırsatın varken kaç! Hala gençsin ve deneyimsizsin. Kendini burada öldürtme!

Nian Zhen’in yüzünde bir gülümseme belirdi. Wang Ping iyi bir adamdı; bu kritik zamanda bile hala Nian Zhen için endişeleniyordu. Sadece bunun için bile Wang Ping’in ölmesini engellerdi.

Fei Long bağırdı. O ve başka bir geç aşama Temel kaynak savaşçısı, Leng Meng’e doğru koşmaya başladı. Ona kaçma şansı vermeyeceklerdi.

Aynı zamanda, siyah kıyafetli adamların geri kalanı Qi’lerini serbest bıraktı ve paralı askerlere saldırmaya başladı.

Savaş başlamıştı. yaklaşık yirmi kişi birbirleriyle savaşıyordu. Saldırıları o kadar şiddetliydi ki yol kenarındaki kayalar ve toprak bile paramparça oldu.

-Ahhh!

Bu daha savaşın başlangıcıydı ve paralı askerlerden bir adam kolunda uzun bir kesikle çoktan yaralanmıştı. Leng Meng iki geç aşama savaşçıyla savaşıyordu ve uzun süre dayanamayacakmış gibi görünüyordu. kendini ancak savunabilirdi. Saldırmaya fırsatı bile yoktu!

-Daha tüyü bitmemiş bir velet!

Bir adam kılıcını tuttu ve Nian Zhen’e doğru salladı. Nian Zhen’i ikiye bölmeye çalışıyordu.

Nian Zhen hareketsiz durdu. Kılıç kafasına değmek üzereyken parmağını uzattı ve parlak, altın renkli bir ışık gönderdi. Bir kesme sesi duyuldu ve adamın iki avucu da kollarıyla birlikte kesildi. Kan, Bir çeşme gibi aktı.

Nian Zhen, düşen kılıcın sapını tuttu ve adama doğru salladı, doğrudan adamın kafasını kesti. Pürüzsüz ve hızlıydı, adam çığlık atmaya bile fırsat bulamadı, anında öldü.

Orada bulunan herkes kendi savaşlarıyla meşguldü, bu yüzden kimse az önce ne olduğunu fark edemedi. Ruan Ji Lijuan dışında.

Ruan Ji Lijuan, diğeri ile ilgilenmiyordu. Gözünü ayırmadan Nian zhen’i izliyordu.

wang Ping iki adam tarafından saldırıya uğradı. Göğsünden yaralandı ve kesikten çok fazla kan çıktı.

-Orospu çocukları! Hepinizi öldüreceğim!

Aşırı öfkeli bir adam küfretti. Bir paralı asker olarak yaralanmak normaldi. Paralı asker olduklarından beri eninde sonunda öleceklerini biliyorlardı.

wang Ping’in gözleri kızarmıştı. Her şeyini riske atacaktı.

Wang Ping’in bıçağı iki adamdan biri tarafından engellendi ve diğer adamın saldırısı ona yaklaşıyordu. iki adamla savaşıyordu. Ölmek üzereydi.  Umutsuzluğa kapılmaya başlamıştı.

Bir anda uzun bir kılıç saldıran adamın vücuduna saplandı, bıçağın ucu adamın sırtından girmişti. Adamın hareketleri tamamen durmuştu ve bir daha asla hareket edemeyecekti.

Soğuk sert kılıç arkadan çekildi. wang Ping, o adamın arkasında Nian Zhen’i gördüğünde şaşkınlıkla bağırdı.

-Kardeş Nian Zhen!

Wang Ping şok olmuştu ve gördüklerine inanamıyordu.

Diğer adam, ortağının öldürüldüğünü görmüştü. Hemen Wang Ping’i bıraktı ve Nian Zhen’e saldırmaya başladı.

Nian Zhen kılıcını yıldırım hızıyla savurdu. Adamın başı gökyüzüne uçtu, yüzü korkudan donmuş haldeydi.

wang Ping şaşırmıştı, bu çok hızlıydı! O kadar hızlıydı ki Nian Zhen’in yakınında durmasına rağmen adamın nasıl öldüğünü bile doğru düzgün görememişti.

Nian Zhen’in bu adamlara karşı bir teknik kullanmasına gerek yoktu. Sadece hızlıca savurması yeterliydi.

-Gökler!

Wang Ping başını şiddetle salladı. Yanılmıştı. Deneyimsiz bir velet sanmıştı fakat kendisinden bile daha çok deneyime sahip biriyle tanışmıştı. Üstelik kendisinden çok daha küçüktü!

Nian Zhen, Wang Ping’e gülümsedi ve kılıcıyla öldürmeye devam etti.

Bu olanlar, Wang Ping’i ve diğer paralı askerleri hayrete düşürdü. hepsinin ağzı açık kalmıştı. Sanki hepsi çılgınca bir rüyadaydı.

Gördükleri, Nian Zhen’in siyah kıyafetli adamların arasında vahşi bir şekilde savaşmasıydı. Kılıcını her vurduğunda bir adam ölüyordu. Daha da ürkütücü olan, öldürdüğü tüm adamların çığlık atmaya bile fırsat bulamamış olmasıydı. Nian Zhen’in kılıcı çığlık atma haklarını elinden almıştı.

Kısa bir süre içinde Fei ailesinden herkes kanlar içinde yerde yatıyordu. Bu sahne sadece cehennemde görebileceğiniz bir manzaraya benziyordu.

Herkes beyaz kıyafetli genç adama bakıyordu. Bu kadar insanı öldürmesine rağmen vücudunda tek bir kan lekesi bile yoktu. Yüzünde sadece sakin bir ifade vardı. Sanki buna alışıktı.

Ruan Ji Lijuan, sessiz bir iç çekti. Kanın gökten yağmasını soğuk bir şekilde izledi.

Nian zhen’in olduğu her yerde kan ve kaos da vardı. Alışması zordu fakat bir kez alıştığında her şeyi normal karşılardın ve bu aslında oldukça üzücü bir durumdu.

Ruan Ji Lijuan, elinde tuttuğu meyveye baktı. Bunu şimdi yese miydi?!

Ruan Ji Lijuan, biliyordu ki Leng Meiren yani Buz kraliçesinin bu meyveye ihtiyacı yoktu. Onu kurtaracak olan zaten gelmek üzereydi. O ikisinin arasını yaptığına pişmandı.
.
.

Like A Flower (BL)

Like A Flower (BL)

Puanlama 0.0
Seviye: Ongoing Tür: Yazar: Orjinal dil: Türkçe
Like A Flower (BL)   Ruan Ji Lijuan, kitap okumayı seven genç bir adamdı. İsmi her ne kadar kadınsı olsa da görünüşü değildi. Buna rağmen karakteri, ismi ile uyuşuyordu.   Ruan Ji Lijuan, okumayı abarttığı bir zamanda yorgunluk yüzünden ölür ve kendisini bir çiçek olarak bulur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla