Like a Flower 24.Bölüm

Like a Flower 24.Bölüm

Önceki bölüm

Rong Yun, ağzı açık bir halde Ruan ji Lijuan’ı izliyordu. Bu ne tür bir numaraydı?!..

-Çok korkunç!! Kesinlikle çok korkunç!!

Ruan Ji Lijuan, bazen saf olabilirdi fakat bir aptal!…Hiçbir zaman bir aptal olmamıştı!
.
.
.
.
.
.
.
.
Ruan Ji Lijuan, bir süre ölü taklidi yaptıktan sonra gülmeye başladı.

-Hehehehe…Nasılım? Sence bir tutsak gibi görünüyor muyum?

Rong Yun’un ağzı açık kalmıştı. Hayretle bağırdı.

-Seni küçük şeytan! Önünde eğilmeme izin ver! Bu ne tür bir yetenek?!..

Rong Yun, Biraz eğildi ve o da gülmeye başladı. Bu kesinlikle inanılmazdı!

Ruan Ji Lijuan, eliyle esnemesini kapattı ve biraz esnedikten sonra uykulu bir sesle konuştu.

-Hadi uyuyalım. Çok uykum var.

Rong Yun, gülümsedi ve merakla sordu.

-Sen orada mı uyuyacaksın?

Ruan Ji Lijuan, kafasını salladı ve onayladıktan sonra konuştu.

-Beni buraya kilitle. Eğer, Nian zhen, olurda gelirse başım büyük belaya girer. Ondan çok korkuyorum.

Rong Yun, kafasını onaylar anlamında salladı ve kafesi, getirdikleri zincir ile kapattı ve kilitledi. Ruan Ji Lijuan’ın buradan çıkma şansı yok gibi görünüyordu. Tabi sadece görünüşteydi.

Bu kafes ve zincirler Ruan Ji Lijuan’ı hapsetmek için aslında oldukça zayıf kalıyordu.
.
.
.
.
Nian zhen bağırdı. Muhafız kaptanı 20 kişiyi yönetti ve Şehir Efendisinin malikanesini terk etti . Bei Zhen ve diğer Temel kaynak alemi savaşçıları da hızla ayrıldı. Mülkleri ve dükkanları nasıl ele geçireceklerine gelince, Nian zhen bunu umursamadı..

Nian zhen, Bei Zhen’e ve tüm Temel kaynak alemindeki savaşçılara 2 saat verdi, bu yüzden hala başarısız olmayı başarırlarsa, kendilerini öldürmeleri daha iyi olurdu.

Nian zhen, babasına baktı ve hızla konuştu.

-Baba, bu savaş bize bağlı olacak; ikimiz de Rong Fan’ı tutacağız. Ben de fırsat bulursam Xiao Juan’ı arayacağım.

Nian hai, kaşlarını çattı ve konuştu.

-Zhen’er, neden bu kadar kendinden eminsin? Seni anlıyorum çok sinirlisin ama hazırlıklı olmakta fayda var.

Nian zhen, yarı alaycı bir şekilde konuştu.

-Baba, bana korktuğunu söyleme? Ne olursa olsun, Xiao Juan’ı kurtarmalıyım! Ona borçluyum.

Nian Hai, oğluna baktı ve öfkeyle bağırdı.

-Korkmak mı ? kahretsin seni küçük pislik. Babanı nasıl küçük görürsün hadi gidelim.

Nian zhen ve Nian Hai, Rong ailesine doğru yüzden fazla muhafızla ilerliyordu. Savaş başlamıştı. Kırmızı Bulut şehrinin her yerinde ateşler vardı , şehir kaosa dönmüştü.

şehir bir savaş alanına dönmüştü. Sokaklardaki herkes korkuyla evlerine kaçmış ve dükkânlarını kapatmıştı. Bu gecenin huzurlu bir gece olmayacağını herkes biliyordu. Yarın, şehir eskisi gibi olmayacaktı.

-Çabuk eve gidelim, onların savaşına kapılmak istemiyorum.

-Lanet olsun, bu Nian zhen gerçekten vahşi.

Rong Ailesi…..

Bir muhafız aceleyle toplantı salonuna girdi ve bağırdı.

-Lider, kötü bir şey oldu!

Rong Fan, kaşlarını çattı ve hızlıca konuştu.

-Bana neler olduğunu anlat?

Muhafız, yüzünde ki korku dolu bir ifadeyle konuştu.

-Lider, tüm mülklerimiz Nian ailesi tarafından saldırıya uğruyor. Daha fazla dayanamayız!

Rong Fan, oturduğu yerden kalktı ve şaşkınlıkla bağırdı

-Ne?! Nian Hai bize savaş mı ilan etti?!

Bir savaşçı alaycı bir şekilde güldü.

-Nian Hai çaresizlik içinde duvardan atlayan bir köpek gibi. Meydan okumayı kabul etmeye bile korktular ve bu yüzden de bize saldırmak istediler.

Rong Fan, kurnaz yaşlı bir tilkiydi. Öfkelense de tek sebep bu olamazdı. Daha büyük bir sorun olmalıydı. Biraz düşündü. Aklına O küçük şey gelince tüyleri ürperdi. Bu olabilir miydi?! O küçük şey mi savaş çıkartmıştı?! Dişlerini gıcırdattı ve öfkeyle konuştu.

-Bunu yapmaya nasıl cüret ederler?! Yok olmayı çaresizlik içinde beklemeyi planlamıyorum!

Bir Muhafız hızla geldi ve durum raporu verdi.

Rong Fan, soğuk bir sesle konuştu.

-Görünüşe göre Nian Hai tüm güçlü savaşçılarını dışarı gönderdi! Ben, Rong Fan, bu kadar kolay saldırıya uğrayacak biri olmadığımı onlara göstereceğim! Şehir Efendisinin malikanesi şu anda zayıf bir halde olmalı. Tüm güçlerimizi toplayın, biz de saldıracağız!

Rong Fan’a göre, Düşman bu savaşı başlatmıştı ve öylece oturup da ölmeyi bekleyemezdi. O küçük şeyle ise uğraşmak istemiyordu. Onu öldüremeyeceğini zaten biliyordu.

Kısa bir süre sonra, Rong ailesinin malikanesinin girişinde yüzden fazla kişiden oluşan bir grup vardı. Rong ailesinin savaşçıları da gelmişti, her iki taraf da karşı karşıya duruyordu.

Rong Fan, sinirli bir sesle konuştu. Sözleri ile düşüncesi tersti. Ne söylese yalan olacaktı çünkü.

-Nian Hai, savaş başlatmaya cesaret edeceğini hiç düşünmemiştim.

Nian Zhen, elinde uzun bir kılıç tutuyordu. Yüzü soğuktu. Gözleri alev alev yanıyordu. Kendisini zor tutuyordu.

-Bütün saçmalıkları bırakın, öldürün onları!!

Nian zhen’in elinde ki kılıçtan keskin bir ışık çıktı ve Rong Ailesinin savaşçılarına saldırdı .

Nian Hai, elini kaldırdı ve yüksek sesle bağırdı.

-Öldürün onları!!!

Tüm Savaşçılar Öldürme niyetlerini serbest bıraktı ve düşmanlarına doğru koşan Nian zhen’i takip ettiler.

Rong Fan, acı bir bir kahkaha attı ve son anlarını bildiği içine alayla bağırdı. En azından bir kaç kişiyi ölürmeliydi.

-Hahahahah… Görünüşe göre gerçekten de çaresizce duvara işeyen bir köpeksiniz. Muhafızlar, hepsini öldürün!

Rong Fan’a göre Nian Hai ve Nian Zhen dışında güçlü bir savaşçı yoktu. Bu çok komikti. Sadece ölmeye gelmişlerdi.

Her iki taraf da öldürme niyetiyle doluydu ve hızla birbirleriyle savaşmaya başladılar.

Rong Fan, arkasında duran 4 güçlü savaşçıya doğru bağırdı.

-Ben Nian Hai’yi alacağım ve sizde Nian zhen ile ilgilenin.

4 yaşlı adam başlarını salladılar ve içlerinden biri kibirle Nian zhen’e saldırdı. Karşısındakini ciddiye almasına gerek yoktu. O sadece bir çocuktu.

Temel kaynak aleminin 2. Seviyesinde ki yaşlı adam, Nian zhen’i bastırmak Qi gücünü serbest bıraktı.

Nian zhen, kılıcını havaya kaldırdı ve hızla yaşlı adama saldırdı. Ruan Ji Lijuan için endişeleniyordu. Hızlı olması gerekiyordu.

-Geber!!

Nian zhen’in güçlü saldırısı, yaşlı adamın gücünü dağıttı. Kılıç titreşti ve büyük bir ışık yaşlı adamı kapladı.

yaşlı adam, Nian zhen’in değişimini fark ettiği anda şok oldu. Korku tüm bedenini kapladı. Daha dün Qi toplama alemindeydi. Ne ara seviye atlamıştı?! Ayrıca Nian zhen’in Qi’si inanılmaz derecede güçlüydü. Kılıç ışığı, kısa sürede yaşlı adamı bastırdı.

Yaşlı adam, bu kılıcın tehlikesini hissettiğinde, zaten çok geçti. Kendisini savunma şansı kalmamıştı.
kan bir şelale gibi fışkırdı. Korkunç bir sahneydi. Tüm organları yere saçıldı ve adam hala kan kusuyor, kıvranıyordu. Bir anda adam, ortadan ikiye bölündü, hemen ardından….Adam, bir kaç parçaya ayrıldı.

Savaşan herkes durdu, gözlerini Nian zhen’e ve bir kaç parçaya bölünmüş adama çevirdiler. Daha önce böyle bir şey görmemiş olanlar neredeyse hemen kusacaktı. Aslında, orada bulunan herkes daha önce birilerini öldürmüştü fakat hiçbiri daha önce bu kadar iğrenç bir sahne görmemişti.

Sonunda biri kustu.

Nian zhen, kılıcını tutarken hareketsiz duruyordu, ucundan kan damlıyordu. yüzünde sakin bir ifade vardı. Sanki olup bitenler onun için normal bir şeymiş gibiydi. 16 yaşında bir gencin, bu kadar acımasızca davranabileceğini hayal etmek zordu.

insanlar Nian zhen’e bir şeytana bakıyormuş gibi bakıyorlardı.

Rong Ying ve Rong ailesinin gençlerinin hepsi solgundu. Nian Zhen’e karışık duygularla baktılar. Sesi duyan ve gizlice kaçan Rong Yun, sahneyi gördüğü anda kaçmak istedi. Ellerini kusmamak için ağzını kapattı ve uzaklaştı. Fakat ne yazık ki Nian zhen’in gözüne takılmıştı. Pembe renkli saçları çok dikkat çekmişti ve ondan gelen tanıdık bir koku vardı.

Nian zhen, bundan kısa bir süre önce herkesin hor gördüğü işe yaramaz bir aptaldı. Kırmızı Bulut şehrinin genç nesli arasında sadece bir çöptü, fakat şimdi çok değişmişti.

Rong Fan, olanları gördüğünde şok olmuştu. Bu küçük piç, aşırı güçlenmişti.

-Bu küçük piç, Temel kaynak alemine girdi!

Nian Hai, yüksek sesle güldü. Oğlunun yeteneği beklediğinden daha iyiydi. Onunla gurur duyuyordu. Aklında ki soruların cevabı büyük ihtimal Ruan Ji Lijuan’dı.

-Hahahaha…. Rong Fan, bugün kimin öleceğini merak ediyorum.

Rong Fan, geri kalan üç yaşlı adama doğru bağırdı.

-Üçünüz, onu birlikte öldürün!

Bir anda tatlı bir ses geldi. Siyah saçları bir şelale gibi dökülmüştü. Çok güzel bir kızdı. Bu kız Temel kaynak alemindeki Rong Jiao idi.

-Nian zhen, bunlarla ben ilgilenirim. Sen, Xiao Ruan’ı bul!

Nian zhen, başını salladı ve soğuk bir sesle konuştu.

-Hepsini öldür!

Yaşlı adamlar, bu kızın kim olduğunu tanıyamadılar. Hızla sinirli bir şekilde bağırdılar.

-Sen de kimsin o***pu!?

Rong Jiao, bir kahkaha attıktan sonra konuştu.

-Ben, sizin aşağıladığınız Rong Jiao’yum! Şimdi ölün!

Diğer taraftan Nian Hai ve Rong Fan’ da birbirleri ile savaşıyordu. İkisi de eşitti. Yenmek zor olacaktı.

Nian ailesinde Nian zhen’in gücü ve ortaya çıkan Rong Jiao ile moralleri yükselmiş ve daha güçlü saldırmaya başlamışlardı. Öteki yandan Rong Ailesinin morali düşüktü ve yeniliyorlardı.

Üç yaşlı savaşçı, kendilerine ihanet eden Rong Jiao’yu sardılar ve birlikte saldırmaya başladılar. Rong Jiao, eski görünümüne kavuşmakla kalmamış, gücü de fazlasıyla artmıştı. Tek bir yumruk ile yaşlı adamlardan biri kan kustu ve ileri doğru fırladı.

Nian zhen, Rong ailesinin içlerine doğru ilerliyordu. Karşısına çıkanları acımasız bir şekilde hızlıca öldürüyordu. Az önce gördüğü Pembe saçlı adamın gittiği yerden ilerliyordu.

-100 kişi olsanız yine de hepinizi öldürürdüm! Çöpler!

Nian zhen, bir anda ortadan kayboldu. Bir anda yaşlı bir adamın önünde tekrar ortaya çıktı ve elindeki kılıç, yaşlı adamın kafasını önden delip, kafasının arkasından çıkmıştı!Yaşlı adamın gözleri sonuna kadar açıktı, nasıl öldüğünü bile göremedi.

Bazı savaşçılar saldırmakta tereddüt ettiler, bazıları ise öfkeyle saldırdı. Hepsinin yüzü çirkin bir haldeydi. İki savaşçı da aynı anda soldan ve sağdan saldırdı ve Nian zhen’e doğru uçan altın renkli bir ağ attılar. Saldırı ve işbirliği kusursuz görünüyordu.

Ne yazık ki, rakipleri Nian zhen’di.
Nian zhen kılıcını yaşlı adamın kafasından çekmeden, parmağını adamlardan birine doğrulttu ve altın renkli bir ışık bir adamın kafasını önce deldi sonra paramparça etti.

Nian zhen, hızla bir çok altın ışık fırlattı. Hiçbir saldırı kendisine değmeden önce kaçıyordu. Hareketleri hızlı ve ölümcüldü.

Nian zhen’in geçtiği her yerde çığlıklar ve kan vardı. Kırılan kemiklerin sesi çığlıklarla yarışır derecedeydi. Bir adamın kolu tamamen parçalandı.

Nian zhen, cehennemden gelen bir şeytan gibiydi. yaşlı bir adamın boynunu avucuyla kavradı ve biraz güç uygulayarak boynunu kırdı. Yaşlı adamın bedeni yere düştü.

Kısa bir süre içinde bir çok savaşçı Nian zhen tarafından öldürülmüştü. Hiçbiri ondan tek bir darbeye dayanamamıştı.

Nian zhen, hala yavaş yavaş ilerliyordu. Önüne çıkan adamların birinin bile kurtulmasını istemiyordu. Gözlerinin altı sinirini yansıtır gibi kırmızıydı. Gözleri aşırı soğuktu. Üstüne sıçrayan kanlar umrunda değildi. Tek bir hedefi vardı. O da Ruan Ji Lijuan’ı bulmak ve onu kurtarmak.

Nian Hai ile yaptığı şavaşın ortasında Rong Fan öfkeyle bağırdı. Bu sonucu hiç beklemiyordu… Bu adamlar güçlü  savaşçılardı fakat…. Kalbi ağrımaya başladı.

-Bu da Ne?!

Rong ailesini cehenneme dönmüştü. her yerde kan vardı. Kılıçların çarpma sesleri ve çığlıklar vardı. Sadece birkaç dakika içinde bu tek taraflı bir katliam haline gelmişti. Rong ailesinin savaşmaya inançları kalmamıştı.

Rong ailesinin tüm mülkleri, Bei Zhen tarafından saldırıya uğramıştı. Rong ailesinin malikanesi, Rong Fan’ın Nian Hai tarafından engellenmesi nedeniyle savaşamadı. Bir çok savaşçı Nian zhen tarafından öldürüldü ve savaşçılar öldürülmeyi bekleyen hayvanlara dönüştü.

YN: Nian zhen, bu kurban bayramında Rong ailesini kesti.😂

Savaşma ruhunu bir kez kaybettiğinde, savaşı kaybetmiş olurdun. Savaşçılar üzgün bir şekilde bağırdılar.

-Artık savaşmak istemiyorum, teslim oluyorum!

-Ben de teslim oluyorum!

-Beni öldürme!

Ölüm, herkesi, korkuturdu. Kimse, kendi hayatından vazgeçmek istemezdi. Teslim olduktan sonra bile kurtulup kurtulamayacağını bilmeseler de, teslim olmanın onlara en azından hayatta kalma şansı verdiğini biliyorlardı.

Nian ailesinde ki savaşçılar, Nian Zhen’in emrini bekleyerek teslim olanları kuşattı.

Diğer tarafta, Nian Hai ve Rong Fan da savaşmayı bıraktı. Nian Hai rüya görüyormuş gibi hissetti, savaşın bu kadar çabuk bitmesini hiç beklemiyordu.

Rong Jiao da şaşkındı. Savaşmayı bırakmıştı.

Rong Fan, kızarmış gözlerle baktıktan sonra konuştu.

-Nian zhen, bırak onları!

Nian zhen, içinde kopan fırtınalara karşı dışarıdan sakin görünüyordu. Sakin bir sesle konuştu.

-Rong Fan, bu adamların arasında senin torunlarından bazıları olmalı… Tek bir emrimle tüm bu adamlar ölecek. Burada nefes alan ne varsa onları öldürebilirim… Bu konuda ne düşünüyorsun?

Rong Fan, yüksek sesle bağırdı. Nian zhen, korkunç bir canavardı. Tüm bunları neden acele ile yapmıştı?! Sormak istedi. Bu zalim ve vahşi canavara sormak istiyordu!

-Hayır!! Neden?! Neden?!

Rong Fan, Nian zhen’in söylediklerini yapabilecek durumda olduğunu fark etmişti. Nian zhen çok sakin görünüyordu. Gözünü bile kırpmadan herkesi öldürebileceğine inanıyordu. Hala sessiz duran Nian zhen’e yalvarmayla bağırdı.

-Nian Zhen , yenilgiyi kabul ediyorum. Torunlarımı bırak, onlar için ölmeye hazırım!

Rong Fan, acı içinde ki kalbi ile gözlerini kapadı. Bu günün geleceğini hiç düşünmemişti ve en çılgın rüyalarında bile bu günün bu kadar çabuk geleceğini hiç beklemiyordu.

Kırmızı Bulut şehri kaos içindeydi. Rong ailesine ait tüm mülkler yok edilecekti ve Rong ailesinde bir katliam olmuştu. Rong Fan, bu savaşı tamamen kaybettiğini biliyordu.

Nian zhen, soğuk bir sesle konuştu.

-Elbette ölmelisin ama senin ölümün onların hayatlarını kurtarmaya yetmez.Çünkü benden değerli bir şeyi çaldınız ve acı çektirdiniz! Ben de size acı çektireceğim!
.
.
.

Like A Flower (BL)

Like A Flower (BL)

Puanlama 0.0
Seviye: Ongoing Tür: Yazar: Orjinal dil: Türkçe
Like A Flower (BL)   Ruan Ji Lijuan, kitap okumayı seven genç bir adamdı. İsmi her ne kadar kadınsı olsa da görünüşü değildi. Buna rağmen karakteri, ismi ile uyuşuyordu.   Ruan Ji Lijuan, okumayı abarttığı bir zamanda yorgunluk yüzünden ölür ve kendisini bir çiçek olarak bulur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla