Gecenin Dileği 8.Bölüm

Parçaları kaybolmuş Puzzle gibi artık insanlar. Kiminin ruhu, kiminin beyni, birçoğunun da kalbi yok.

 

~~~

 

 

 

Ruhlar Diyarı karmaşa içerisindeydi.

Erion ortalığı ayağa kaldırmıştı. Sadece varlığı bile bir çok ruhu tedirgin etmeye yetiyordu.

 

Ama Perus’tan hiçbir iz yoktu. En ufak bir şey bile. Öğrenebildiği tek şey Perus’un mahkeme gününden sonra ortalıkta olmadığıydı.

 

Başka bir şey bulamayacağı kanaatine vardı. Şimdilik Estelle’nin yanına geri dönmeye karar verdi.

 

****

 

Estelle’nin ağzından:

 

Gözlerimi kapamış yatakta bağdaş kurmuş bir şekilde oturuyorum. Anel ve Any saçımdan küçük parça almış örgü örüyorlardı.

 

Her ne kadar sinirlensemde bir ruha saygısızlık yapmak istemiyorum.

 

[Üç]

 

Erion’un sesini duyunca gözlerimi açtım. Ruhlar, Erion’un sesini benden uzaklaşıp yatak başlığının üstüne oturdular.

 

“Ne zaman geri döndün?”

 

[Az önce]

 

“Perus ile ilgili bir şey bulabildin mi?”

 

Erion derin bir iç çekip

 

[Hayır hiç bir ruh bir şey bilmiyordu. Ne kadar zorlasam da hepsi bilmediklerini söyleyince geri döndüm]

 

Anel ‘Ben bir şey biliyorum’

 

Anna onun kolunu cimcikleyince ‘ovv’ diye ses çıkarıp kolunu okşadı.

 

Anele elimi uzattığımda kıkırdayıp avucumun içine oturdu. Minik ayakları huylandırmıştı beni.

 

Onu göğüs hizasında tutup anlatmasını istedim.

 

Anel “Mahkemenin olduğu gece görmüştüm onu en son”

 

“Mahkeme?”

 

[Sonra bahsederim sana. Anlatmaya devam et Anel]

 

“Sana onun adını söylememiştim”

 

[Benim en güçlü gece ruhu olduğumun farkındasın değil mi? Gece ve karanlık ile ilgili tüm ruhları tanırım]

 

Anel gülümseyip başını salladı. Fazla şirin yanaklarını sevmek istiyorum.

 

Anna yanıma gelmiş yanağıma dokundu.

 

Anna ‘Kızarmışsın hastalanıyor musun Estelle?’

 

Dibimde şaşkın bakışlarla bakınca gözlerimi başka tarafa çevirip. Aneli tutmadığım elim ile yüzümü örttüm.

 

[Uzaklaş küçük şey]

 

Anna elini beline koyup

 

‘Kapa çeneni bu bedenin benim gerçek bedenim olmadığının farkındasın’

 

[Ne olmuş yani küçük şey (!)]

 

Alt dudağımı ısırıp kıkırdamamı bastırmaya çalıştım. Ama Annanın duruşu ve konuşması

 

Fazla şirin ve komik..

 

Öhöm boğazımı temizleyip Anele döndüm.

 

“Lütfen ne gördüğünü anlat”

 

Anel ensesini kaşıyıp “Şey çok sakindi genel olarak ağaç biçiminde ormanda durur iken o akşam ruhlar arasında kullandığı bedenini almıştı. Biraz fazla güzel olduğu için izlemenin zararı olmayacağını düşündüm. Ama gücü zayıflamıştı. Sanki özünü kaybediyormuş gibiydi ayağa bakıp bir süre ağladı ”

 

[O bunağın daha önce hiç ağladığını görmedim veya duymadım şaşkınlıklar içerisindeyim]

 

Üçüzlerde kafalarını sallayıp onu onayladılar.

 

Anel işaret parmağını havaya kaldırıp

 

“Sonra bedeni parlak bir ışık yaydı. Vücudu ışık parçacıklarına bölünerek uzaklaştı”

 

[Yine ne planlıyorsun Perus]

 

Aneli kendime daha çok yaklaştırıp

 

“Yani yok mu oldu? Öldü mü?”

 

[Hayır biz ruhlar hiçbir zaman tam anlamıyla ölmeyiz sadece manevi bedenlerimiz yok olur zamanla gücümüzü geri kazandığımız da bedenimiz tekrar oluşur]

 

Anel “Ama Perus’un bedeninde hiçbir yara yoktu. Ve toza dönüşmeden önce gülümseyip bir şeyler fısıldıyordu.”

 

Anna, any ve ben aynı anda ‘Ne söylüyordu’ dedik meraklı seslerimizle.

 

Anel ellerini iki yana açıp bilmiyorum dermiş gibi omuzlarını kaldırıp dudak büzdü.

 

****

 

O sırada Arşidük Ferdinand Honest’in konağına da sakin bir gün geçiyordu.

 

Jewel ve Alex kılıç antremanlarını bitirmişlerdi.

 

Alex nefes nefese ellerini dizlerine koyup “Kılıç üzerindeki gelişmeniz gerçekten takdire şayan genç efendi. Kılıç ustasının genlerini taşıdığınız çok belli”

 

Jewel gülümseyip kılıcını kınına geri koydu. “Bence sen artık yaşlanmaya başladın Alex”

 

Alex kendini dikleştirip boynunu esnetti. “Sizden sadece 6 yaş büyüğüm genç efendi”

 

Jewel “Kabul et genç yaşta güçten düşmeye başladın Alex nerde krallığın kızıl kılıcı”

 

Alex “Lütfen bana böyle seslenmeyin genç efendi çok utanç verici bir lakap”

 

Jewel elini çenesinin altına koyup cevapladı “Ama uyuyor saçlarının kızıl ve savaşta kılıcının sürekli kanla kaplı olduğunu düşünürsek..”

 

Bir süre ımm diyerek düşünür gibi yaptı

 

“Hayır sana böyle diyeceğim”

 

Jewel’in gülümsemesini Alex’in telaş içerisinde olmasını Arşidük çalışma odasının camından izledi.

 

Konağın uşağı “Genç efendi bir süredir neşeli ifade çok fazla takınıyor”

 

Arşidük iç çekip cam kenarında ki tekli koltuğuna oturdu. “Hayalet bölüğünden hala haber yok mu?”

 

“Sabah bir mesaj yollamışlardı. Orman sınırında ki bir köyde bir süredir mana yoğunluğunun ilginç bir şekilde arttığını söylediler. Özellikle eski paralı asker olan bir çiftin tarlalarında yoğunluğun daha fazla olduğunu söylemişler”

 

Arşidük kaşlarını çatıp “Ne zamandan beri böyleymiş”

 

“Yaklaşık tam 32 gün olduğunu yazmışlar..”

Gecenin Dileği

Gecenin Dileği

Puanlama 0.0
Seviye: Hiatus Tür: Yazar: Çizer: Yayınlanma tarihi: 2021 Orjinal dil: Türkçe
Gecenin Dileği Bir çok krallığı olan bir kıtada Sappen kralının bir hayali vardı. 'Tüm kıtayı birleştirmek' Bunun için birçok savaş çıkardı. Neredeyse tüm kıtayı fethetti bir bölge hariç orada kara ağaçlar bulunması yüzünden Penumbra* ormanı dendi. Bu ormanı alamamasının sebebi orada yaşayan bir kabile toplulukları olması. O kadar çok kendilerini soyutlamışlardı ki varlıkları bu savaşlar ile tanınmıştı. Onlara unutulmuşlar anlamında Oblivion dendi. Onlara her fetih için savaş açıldığında krallık üzerine birçok felaket geldi. En sonunda halkın ve soyluların zoru ile kral o topraklardan vazgeçti. İnsanlar böylelikle çocuklarına onların hikayelerini anlattı. Bu anlatılan hikayeler büyüdükçe büyüdü. Bu hikayeler içerinde tek doğru olan Oblivionların ruhlar tarafından kutsandığıydı.   Not: Ekibimizin minicik pofuduk TEMARİ'sinin orjinal novelidir. Resimler karakterleri daha iyi tanımlamak amacıyla konulmuştur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla