Gecenin Dileği 6.Bölüm

Sadece sus ve sessizliğini dinle aslında daha anlatacak çok fazla şeyi vardır dinlemesini bilene.

 

~~~

Estelle’nin ağzından :

 

“Konuş Erion”

 

Oturduğum yerde dikleşip kristali göneşe doğru tuttum. Gerçekten güzeldi her ne kadar bi cesetten kalan bir şey olsada muazzam bir görünüşü var.

 

Safir gibiydi masmavi hayran olmama sebep oluyor gerçekten.

 

[Ona böyle dikkatli bakmaktan vazgeç iğrenç]

 

“Çok güzel bir mücevher gibi”

 

[Neyse anı taşını açıklayayım. Anı taşları güçlü olan khalsilerin ölümlerinden önce manasının içine anılarını sıkıştırarak kristalleştirilmesi ile oluşur]

 

“Peki ne işe yarıyor? ”

 

[Ölen kişinin anılarını rüyanda görebilirsin kısaca tabi belli bir süre geçtikten sonra]

 

“Ne kadar süre biraz daha açıklayıcı ol”

 

[Hmm yaklaşık ölümlerinin üzerine bir yıl 24 saat geçince. Yani annenin ölümünün üzerinden 32 gün geçtiğini düşünürsek 11 ayın filan var daha]

 

“O zaman geldiğinde annemin anılarını göreceğim. Gerçekten ilginç hep soğuk bir görünüşü vardı bana karşı gece olunca yüzüme bile bakmak onu tiksindirdiğini söylerdi”

 

[Onun hissettiği tiksinti değil korku. Gücünden korkuyordu]

 

“Ne?biraz daha açıkla Erion! Hey Erion daha konuşmamız bitmişti”

 

[Evet bitti. Ve artık benimle konuşurken sesli olmana gerek yok bu zamandan sonra düşüncelerini okuyabilirim]

 

“Bu benim özel hayatımun ihlali”

 

Erion’un kıkırdamaları kulaklarımı doldurdu. İç çekip ayağa kalktım. Öncelikle bu anı taşını güvenli bir yere koymam lazım bir yıl boyunca zarar görmemeli.

 

Tohuma gelirsek bugün Perusu ziyaret etmeye gideceğim. Lita ve Ernon tatlı bir çifti

Her ne kadar Lita bana yakın olsada Ernon ile anlaşamayacağımız belliydi.

 

Lita bana inatla renkli elbise almaya çalışsada zorla koyu renkli pantolon ve ince bir kazak tarzı birşey aldım. Elbise ile rahat dövüşemem veya hareket edemem yani mantıklı olanda buydu.

 

İki küçük çantası olan kemeri takıp üzerime pelerini giydim. Bir Khalsi ile karşılaşma ihtimaline karşı saçlarımı ve yüzümü gizlemem gerekiyordu.

 

Camdan aşağı atlarken ses çıkarmamaya özen gösterdim. Lita ve Ernonla karşılaşma ihtimaline karşı hızlı olmam gerekliydi. Geri geldiklerinde benim evde olmam gerekiyor yoksa sorular başlıyacak.

 

Her ne kadar bana sordukları çoğu soruya cevap vermesem de Lita şevk ile bana yaklaşmaya çalışıyordu. İyi bir çift olsalarda burada uzun süre kalamam.

 

Erionun güçlerine daha çok alışmam gerekli. Buzu kullansamda bir limiti vardı bedenim soğuğa dayanamayıp ellerim buz tutmaya başlıyordu.

 

Erion bunun zamanla geçeceğini söylesede verdiği acı artıyormuş gibi hissediyorum. Ormana yaklaştıkça üzerimdeki yük kalkıyormuş gibi hissettim gerçekten güzel bir duygu. Burada çok uzun süre kalamayacak olmam gerçekten üzücü.

 

Ormanlık alana girdiğimde sesler duyunca bir çalılığın içine saklandım.

 

“Hey sanki bir şey hissettim burada”

 

“Bende öyle aurası bastırıldığı belliydi.”

 

“Sör Alex’e haber verelim mi en ufak bir şeyde haberdar etmemizi istemişti”

 

“Evet git ve ona mesajı gönder buraya gelecektir. O bizden daha iyi iz sürer”

 

Lanet olsun neden kısa yol kullandım ki elimi refleks olarak anlıma vurunca ses çıktı. Bir kılıcın kılıfından çıkarılma sesi gelince benimde elim hamçerime gitti.

 

Son yapmak istediğim şey bu ormanda birini daha öldürmek herhalde

 

‘Lütfen.. Lütfen buradan uzaklaşın.. Lütfen yüce ruhlar bana yardımcı olun’

 

[Bu yüce ruh sana yardım edecek. Benden iyisini mi bulacaksın]

 

‘Beni gizle sen gece ve karanlık ruhusun. Kitaplarda senin gölgeler içerisinde dolaşabildiğini okumuştum. O yeteğeni benimle paylaş!’

 

[Hayır yapamam]

 

‘Ne demek yapamam!’

 

[Seninle yeterince bağ kuramadık. Bu yüzden sadece ileri görüşlülük ve buz yeteneklerimi kullanabilirsin]

 

‘Benim bedenimde üç yıldır yaşıyorsun nasıl daha bağ kuramadın’

 

[Ruhla taşıyıcısı arasındaki bağı hafife alma zamanla kazanılacak birşey değil duygular ile gerçekleşir]

 

‘Yani kısaca şuan bana yardım edemezsin’

 

[Güçlerimi sen kullanamazsın ama bedenini  bana bırakırsan ben kullanabilirim]

 

‘Bir daha o hataya düşeceğimi mi sanıyorsun? ‘

 

[Sende amma o olayı uzattın. Yaptığım işe yaradı mı yaradı işte hıh yardım falan etmiyorum kendi başının çaresine bak]

 

Birde bin yaşından büyük olduğu ile böbürleniyordu resmen küçük çocuk. Aradan bi yarım saat geçince insanların sesleri giderek uzaklaştı.

 

Aslında Penumbranın bu kadar içine yaklaştıklarını hiç görmemiştim veya duymamıştım.

 

Pelerinin başlığını daha çok önüme çekip Perusla karşılaktığım yere doğru koşmaya başladım.

Like A Flower (BL)

Like A Flower (BL)

Puanlama 0.0
Seviye: Ongoing Tür: Yazar: Orjinal dil: Türkçe
Like A Flower (BL)   Ruan Ji Lijuan, kitap okumayı seven genç bir adamdı. İsmi her ne kadar kadınsı olsa da görünüşü değildi. Buna rağmen karakteri, ismi ile uyuşuyordu.   Ruan Ji Lijuan, okumayı abarttığı bir zamanda yorgunluk yüzünden ölür ve kendisini bir çiçek olarak bulur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla