Gecenin Dileği 4.Bölüm

Estelle “B-ben neredeyim?”

 

 

Lita ufak bir tebessüm ile “Burası bizim evimiz.

 

Ben Lita, bu da benim eşim Ernon”

 

 

Lita kocasının adını söylerken eliyle onu işaret

etti.

 

 

Lita “Kendini nasıl hissediyorsun? Ağrın var

mı?”

 

 

Estelle “Ben iyiyim”

 

 

[Zar zor dik duruyorsun velet]

 

 

Estelle’nin vücudu buna cevap olarak titredi.

Lita onun geri uzanması için eliyle teşvik etti.

Estelle yatağa geri uzandı. Lita yatağın yanına

bir sandalye çekip oturdu.

 

 

Lita “Adını söyler misin? Ya da sana nasıl

seslenmeliyiz”

 

 

Lita tebessüm ile konuşuyordu. Ama ne vardı ki

Estelle, Ernon denen kişiden annesi ile aynı

aurayı hissediyordu. Bu da onun tetikte

durmasına yetiyordu.

 

 

[Muhtemelen bir kılış ustası. Hemde güçlü

olanlardan. İnsanlar arasında demek böyle

kişiler varmış]

 

 

Lita, küçük kızın kocasına dik dik baktığını

görünce Ernona “Tatlım lütfen bizi yalnız

bırakır mısın bir süreliğine?”

 

 

Ernon her ne kadar Estelleyi eve getiren kişi

olsa da bu yaşta yanında hançerle gezen bir

çocuğu eşiyle yalnız bırakmaya tedirgin

oluyordu.

 

 

İç çekip sessizce odadan çıktı. Kapıdan çıkışını

izleyen iki kişi birbirlerine bakmaya başladı

 

 

“Estelle” fısıldayarak söylemişti. Ne dediğini

tam duyamayan Lita “Ne dedin duyamadım?”

 

 

“Adım Estelle”

 

 

“Pekala Estelle. Nerede yaşıyorsun? Ailen

nerde ve nasıl bu şekilde yaralanabildin? ”

 

 

[Ailenin öldüğünü söyle, haydutlar tarafından el

konulduğunu, onlardan kaçarken yaralandığını

söyle]

 

 

Estelle sesimi titreterek Erion’un söylediklerini

Lita’ya belki birazda hikaye olacak şekilde

abartarak söyledi. Lita elini ağzına koyup

“Aman tanrım bu yaşında neler yaşamışsın!?”

 

 

[Sen neymişsin böyle konuşmalar yapabiliyor

musun? Gururlandım biraz..]

 

 

Erion sanki çok doğal bir şeymiş gibi

konuşuyordu. Estelle ona kulak asmadı her

zaman ki gibi Erion da kendisi sustu.

 

 

Estelle, Lita’nın gözlerinin dolduğunu

gördüğünde içinden bir şeylerin koptuğunu

hissetti. Gözlerini ondan çekip ellerine

odakladı.

 

 

Lita “Peki yanına gidebileceğin bir akraban var

mı?”

 

 

Estelle kafasını hafifçe sağ sola çevirip reddetti.

Lita elini Estelle’nin omzuna koydu.

 

 

“Burada istediğin kadar kalabilirsin”

 

 

“Buna izin verir misiniz?”

 

 

Estelle kısık bir ses tonu ile konuşuyordu.

 

 

[Onun bu kadar çabuk kabulleneceğini

biliyordum. İyi bir aile seçmişim değil mi?]

 

 

Bir kıkırdama çıkardı Erion.

 

 

Lita “Ben sana yiyecek bir şey getireyim. Üç

gündür baygındın sadece sıvı yiyecekler

tükettin.”

 

 

Sandalyenin yere sürtmek sesi çıkararak Lita

ayağa kalktı. Kapıdan çıkmadan önce

gülümseme ile kapıyı kapattı.

 

 

“Seni Lanet Ruh!”

 

 

[Neden üzerine bastırarak konuşuyorsun ki]

 

 

“Beni ne hale getirdin de üç gündür baygın

kalmışım. Ve Alnım hala fena bi şekilde acıyor”

 

 

[Bak kendi yöntemim ile çözdüm bak kadın izin

verdi burada kalmana demek ki işe yaradı.

Alnına gelirsek ağaca kafa atmıştım. Çok sert

vurmuşum demek ki]

 

 

“S-sen cidden inanılmazın. Sana başka diyecek

bir şey bulamıyorum, aslında suç sende değil

bende nasıl oldu da sana güvene bildim”

 

 

[Çok fazla mızmız çıktın. Başardım mı?

Başardım. Bitti yani ufak acılara da

katlanabilirsin]

 

 

“Aradan üç gün geçmiş yani ufak yaralar

değildi. Özellikle kolum ağrıyor kırdın değil

mi?”

 

 

[Imm.. Belki de]

 

 

Estelle, Erion ile didişirken alt katta da

 

Ernon ile Lita kavga ediyordu.

 

 

Ernon “Onu tanımıyoruz Lita. İyileşince giderdi

neden burada kalabileceğini söyledin ki”

 

 

Lita “Ailesinin öldürüldüğünü söyledi Ernon!

Onu öylece bırakacak mıyız? Küçük çocuk

daha”

 

 

Ernon “Ona ne kadar güvenebilir ki. Sen bir

iyileştiricisin, hissedemiyorsun. Onun aurası

çok güçlü ve tehlikeli öyle yaralayacak bin kişi

yoktur tüm krallıkta! Nasıl oldu da haydutlar

tarafından yaralanabilir”

 

 

Lita her ne kadar hak verse de bunu dile

getirmedi. Kız konuşurken gözlerindeki

pişmanlığı görmüştü yalan söylüyor bile olsa

burada kalmasına izin verebilirdi.

 

 

Lita “En azından bir süre kalsın daha yaşı küçük

duruyor. Dürüst davranmasa bile onu öylece

bırakamayız. Hem aurasının güçlü olduğunu

söyledin on üç yaşında onu akademiye

gönderebiliriz en azından”

 

Gecenin Dileği

Gecenin Dileği

Puanlama 0.0
Seviye: Hiatus Tür: Yazar: Çizer: Yayınlanma tarihi: 2021 Orjinal dil: Türkçe
Gecenin Dileği Bir çok krallığı olan bir kıtada Sappen kralının bir hayali vardı. 'Tüm kıtayı birleştirmek' Bunun için birçok savaş çıkardı. Neredeyse tüm kıtayı fethetti bir bölge hariç orada kara ağaçlar bulunması yüzünden Penumbra* ormanı dendi. Bu ormanı alamamasının sebebi orada yaşayan bir kabile toplulukları olması. O kadar çok kendilerini soyutlamışlardı ki varlıkları bu savaşlar ile tanınmıştı. Onlara unutulmuşlar anlamında Oblivion dendi. Onlara her fetih için savaş açıldığında krallık üzerine birçok felaket geldi. En sonunda halkın ve soyluların zoru ile kral o topraklardan vazgeçti. İnsanlar böylelikle çocuklarına onların hikayelerini anlattı. Bu anlatılan hikayeler büyüdükçe büyüdü. Bu hikayeler içerinde tek doğru olan Oblivionların ruhlar tarafından kutsandığıydı.   Not: Ekibimizin minicik pofuduk TEMARİ'sinin orjinal novelidir. Resimler karakterleri daha iyi tanımlamak amacıyla konulmuştur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla