Gecenin Dileği 2.Bölüm

Safir gözlü kız,

Dikkat etmeli geceye.

Tamamen ele geçirildiğinde

Neler olabileceğini kim bilebilir ki?

 

 

~~~~~

 

Estelle Penumbra ormanının sınırına gelmişti . Artık nefesi kesilecek düzeydeydi. Ağaçları kontrol edip en yüksek olana tırmanmaya başladı.

 

“İnanılmaz… Hiç bu sınıra gelmemiştim.”

 

[Estelle, annen seni yaşadığınız yere hapsetmişti. Ormanın sadece tehlikeli olan kısmında büyüttü annen seni.]

 

“Güçlü olmam gerektiğini, bu yüzden beni orada tuttuğunu söylerdi.”

 

[Hayır, eminim ki senin oradaki yaratıklar tarafından öldürülmeni diliyordu.]

 

Estelle son dala çıkıp elini ağacın gövdesine koydu. İnsanların taşra bölgesi dedikleri yerin tamamını görebiliyordu.

 

O kadar çok kalabalık bir yere toplanmıştı ki, sesleri bu kadar uzak mesafeden duyuluyordu. Kalabalığa göz atarken, dikkat edilmeye değecek auralar yayan dört kişilik grupta gözleri takılı kaldı. İki yetişkin erkek ile iki tane de erkek çocuk vardı. Gözleri onlara takılı kaldığında, bir yetişkin ile çocuk ona doğru baktı. Estelle’nin kısa süreli nefesini tutmasını sağlamışlardı.

 

[Sorun değil bir insanın göremeyeceği uzaklıktayız sadece ruh özünü hissetmişlerdir.]

 

“Bundan emin değilim. Çocuk tam gözlerime bakacak şekilde gözlerini dikmiş.”

 

[Bu imkansız sadece kuruntu yapıyorsun.]

 

Estelle gerçekten bundan şüpheliydi. Çocuğun bakışları bile böyle bir tepki vermeme yetiyor. Bunun hakkında tek bir şey aklından geçiyordu bu çocuk,

 

“Tehlikeli”

 

İç güdüleri coşmuş durumdaydı gerçekten. Daha fazla kışkırtmadan ağaçtan inmeye karar verdi.

 

 

***

 

Alex “Sizde hissettiniz öyle değil mi genç efendi?”

 

Alex’in tetikte durması için yetecek bir auraydı. Ama auranın geldiği yer Penumbra ormanıydı.

 

Alex “Prensi ve genç efendiyi burdan uzaklaştıralım.”

 

Zeke “Fazla telaşa gerek yok, burası sınır bölgesi. Burada yaşayan insanlar sık sık Oblivionların auralarını hissettiklerini rapor veriyorlar.”

 

Alex, önünde duran genç efendisine baktı. Ormana bakmaya devam ediyordu. Gözlerini dikmiş hiçbir tepki vermeden sadece bakıyordu sanki görüyormuş gibi.

 

En son aldıkları kararla festivali terk ettiler.

Arabaya bindikleri de bile hala Alex’in üzerinde tedirginlik vardı. Ama uzaklaştıkça tedirginliği azalsa da asla o aurayı unutamayacağını düşündü.

 

 

****

 

Estelle’nin ağzından:

 

Her ne kadar o taşrada uzaklaşmış olsam bile hala gözleri aklıma gelmeye devam etti. O verdiği telaş hissini asla unutamayacak gibiyim.

 

[Şimdi ne yapmayı planlıyorsun.]

 

“Öncelikle Perus’un ima ettiğini yapacağım.”

 

[Yani insanlarla yaşamaya karar verdin.]

 

“Evet, belki bir ay belki de yıllarca babam olan kişiyi merak ediyorum. Ve annemle aralarında ne oldu da annemin benden bu kadar nefret etmesine neden olduğunu öğreneceğim.”

 

[Yani ondan baban rolünü üstlenmesini istemeyeceksin.]

 

“Evet, gereksiz şeylerle ilgilenmek istemiyorum sonuçta terk eden o olmalı.”

 

[Ya değilse o zaman kalacak mısın onun yanında?]

 

“B-buna o zaman karar veririm.”

 

Kaşlarımı çatıp yürümeye devam ettim. Ormanın dışına çıkmıştım bile, geri dönmek yok artık gibi. Ormandan uzaklaştıkça ruhların auraları o kadar azalıyordu bu da bilincimin bulanıklaşmasına yol açıyordu.

 

[Eee planın ne?]

 

Olduğum yerde durup “Ne planı?” dedim.

 

Eriondan sadece iç çekme sesi çıktı. Bana herhangi bir cevap vermedi bir süre sonra konuşmaya başladı.

 

[Öylece insanların arasına mı gireceksin. Orda çok fazla kişi yok yani birbirlerini tanıyorlardır yabancı ve sıra dışı görünüşe sahip bir çocuk elbette dikkat çekecektir. Aralarında iyi düşüncelere sahip olmayan kişiler vardır.]

 

Bu açıdan düşünmemiştim gerçekten de ama bende onları tanımıyorum nasıl iletişim kurabilirim ki. Beni ciddiye almayacaklardır.

 

[Sana yardım etmeli miyim?]

 

“Yapar mısın?”

 

[Evet ruh değişimine izin ver. Bağlantı yapmadan sadece bedenini benim yetkime bırak.]

 

“Bunu yapabileceğine emin misin?”

 

[Beni kim sanıyorsun. Ben gece ruhları arasında en güçlüsüyüm hatta bütün ruhlar arasında.]

 

“Demek böyle konuşman sayesinde ruhlar seni sevmiyor.”

 

Erion ses vermeyince doğru yere ayak bastığımı anladım.

 

“Tamam üzgünüm lütfen bana yardım et.”

 

Bir an kalbime giren sıkışma hissi ile elim göğsüme gitti. Nefesim gittikçe kesiliyordu. Gözüm karardığında duyduğum son şey Erion’unkiydi.

 

[Yapacaklarım için üzgün değilim, söylemiş olayım.]

 

Ona cevap verecek güç kalmamıştı

Gözlerim tamamen kapandı.

Gecenin Dileği

Gecenin Dileği

Puanlama 0.0
Seviye: Hiatus Tür: Yazar: Çizer: Yayınlanma tarihi: 2021 Orjinal dil: Türkçe
Gecenin Dileği Bir çok krallığı olan bir kıtada Sappen kralının bir hayali vardı. 'Tüm kıtayı birleştirmek' Bunun için birçok savaş çıkardı. Neredeyse tüm kıtayı fethetti bir bölge hariç orada kara ağaçlar bulunması yüzünden Penumbra* ormanı dendi. Bu ormanı alamamasının sebebi orada yaşayan bir kabile toplulukları olması. O kadar çok kendilerini soyutlamışlardı ki varlıkları bu savaşlar ile tanınmıştı. Onlara unutulmuşlar anlamında Oblivion dendi. Onlara her fetih için savaş açıldığında krallık üzerine birçok felaket geldi. En sonunda halkın ve soyluların zoru ile kral o topraklardan vazgeçti. İnsanlar böylelikle çocuklarına onların hikayelerini anlattı. Bu anlatılan hikayeler büyüdükçe büyüdü. Bu hikayeler içerinde tek doğru olan Oblivionların ruhlar tarafından kutsandığıydı.   Not: Ekibimizin minicik pofuduk TEMARİ'sinin orjinal novelidir. Resimler karakterleri daha iyi tanımlamak amacıyla konulmuştur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla