Gecenin Dileği 10.Bölüm

Kibir zehirli bir yılan gibidir

seni ne zaman ısıracağını bilemezsin

 

 

~~~

 

Estelle ve Lita şehre vardığında bir çok ses kulaklarını doldu. Satıcılar, çocuklar, ebeveynler..

 

Estelle her şehre inişin de etrafta olan bitenleri çok dikkatli bir şekilde izliyordu.

 

Lita “Hadi ilk önce senin taşını kolye yaptıralım.”

 

Lita, Estelle’nin bileğinden tutup girişi camla kaplı bir dükkana girdiler.

 

Dükkan Sahibi Rex “Hoşgeldiniz efendim, size nasıl yardımcı olabilirim”

 

Lita, Estelle’ye taşı ona göstermesini istedi.

“Bu taşı bir kolye yaptırmak istiyoruz ama ona en ufak zarar gelmemeli”

 

Dükkan Sahibi “Hmm. Nasıl bir kolye istiyorsunuz?”

 

Estelle “Sade olmalı mümkünse çıkarılıp takılabilmeli olsun”

 

Dükkan sahibi eline bir kolye alıp geldi. Getirdiği kolye bir zümrütün etrafı sarmaşıkların ağacı sardığı gibi mücevher sarıp sarmalanmış bir desenle kaplanmıştı.

 

“Bu kolyeye benzer olur mu? Çıkarmak istediğinizde üzerindeki deseni ikiye ayırabilirsiniz. Sonra taşı içine geri koyduğunuzda desenler geri etrafını kendiliğinden saracaktır”

 

Lita “Gerçekten çok hoş daha önce böyle bir kolye görmemiştim”

 

Dükkan sahibi gür bir kahkaha atıp “Gerçekten sanattan anlıyorsunuz hanımefendi. Bu kolyeden başka bir yerde bulamazsınız. Oldukça özeldir”

 

Estelle kolyedeki taşa bakakalmıştı. Bu taş kesinlikle bir Khalsinin anı kristaliydi. Lita onun kolyeye bu kadar dikkatli bakmasını yanlış anladı. Kolyeyi satın aldı.

 

Estelle’nin annesinin anı taşınıda dükkan sahibine kolye yapması için verdiler.

 

Dükkan sahibi “Bu kolyenin yapımı yaklaşık bir hafta sürecektir. Bu haftanın sonunda gelip alabilirsiniz – bir kağıt çıkarıp birşeyler yazarak imzaladı – bu da sizin makbuzunuz. Bunu yanınızda getirmeyi unutmayın”

 

Lita ve Estelle iyi günler dileyip dükkanı terk ettiler.

 

Estelle şehrin ortasında bir park alanı dedikleri yerde bankta oturdu. Lita da ihtiyacı olan malzemeleri almaya gitti.

 

Elinde kolyenin zincirinden tutup havaya kaldırdı.

 

[Rengi soluk muhtemelen üzerinden uzun bir zaman geçmiş]

 

“Yani kırılma zamanı gelmiş mi? Ben anıları görebilir miyim?”

 

[Neden tanımadığın birinin anılarını görmek isteyesin ki]

 

“Belki de ilginç şeyler görürüm kim bilir..”

 

[Bedenine girdiğimden beri tuhaf biri olduğunu biliyordum]

 

Estelle ilk defa Erion’nun ruh bedenini gördüğü zamanı hatırladı. Ne kadar da korkmuştu. Ama zamanla bedeninin acısını azalttığını fark edince ona alışmaya başlamıştı.

 

Erion ona her seslendiğinde irkiliyordu. O zaman ki anıları canlandıkça buruk bir tebessüm ile gözleri dolmuştu.

 

[Sulu göz]

 

Estelle burnunu çekip gözlerini üstün körü sildi.

 

[Estelle..ben her zaman yanında olacağım]

 

Bir süre sonra Lita elinde birçok torba ile gelmişti Estelle elinden birkaç tanesini alıp yürümeye başladılar.

 

 

***

 

Alex “Genç efendi lütfen vazgeçin”

 

Alex sabahtan beri Jewel’i ikna etmeye çalışıyordu. Ama Jewel vazgeçmeye pekte niyetli değildi.

 

Jewel “Hayır boşa dil dökme ben de bugün Penumbra ormanına geleceğim”

 

Alex yol boyunca ne kadar dil döksede en sonunda galip Jeweldi. Arabanın içerisinde Jewel gülümseme, Alex ile somurtan bir şekilde kollarını bağlamış oturuyordu.

 

Arabacı “Efendim Alazka şehrinin ışınlanma geçitine geldik biraz sarsıntı yaşayabilirsiniz”

 

Alex “Tamam ilerlemeye devam edin”

 

Jewel “Bütün yolculuk boyunca somurttun Alex sen 21 yaşında olduğuna emin misin?”

 

Alex “Lütfen dalga geçmeyin genç efendi. En azından yanımıza birkaç şovelye almalıydık. Bu hiçte güvenli değil siz geleceğin Arşidüküsünüz”

 

Jewel arabadan dışarı bakıp “Alex eğer rahatsızlığım giderilmez ise en fazla üç dört yıl yaşayabileceğim. O zaman nasıl Arşidük olabilirim ki”

 

Alex “Lütfen böyle söylemeyin genç efendi. Siz iyileşeceksiniz”

 

Arabanın geçitten geçtiğindeki sarsıntı ve hissiyat ile Jewel gözlerini yumdu. Araba durduğunda ikiside pelerinlerini giyip arabadan indiler.

 

Alex “Buradan sonrasını yaya olarak devam edeceğiz. Arşidük’ün peşimize taktığı Hayaletler muhtemelen bizi takip ediyorlar.”

 

Jewel başını sallayıp şehrin ana caddesinde yürümeye başladılar. Alex yapacakları şeyleri ona anlatıyordu.

 

Alex “Bu güzergahı izleyip açık alana giriş yapacağız onun ilerisinde bir köy var ormanın sınırında. Bugün geç kalır isek oradaki bir handa konaklayacağız..”

 

Jewel’in yanından peçeli biri ile Jewel olduğu yerde dikildi sanki beyni bir sarsıntı hissetti.

Hemen arkasını döndüğünde onu göremedi. Etrafına hızla bakınsada yinede bulamadı.

 

Jewel “Alex hissetmedin mi?”

 

Alex “Neyi?”

 

Jewel hala gözleri ile etrafı tararken

“Festival günü hissettiğimiz aura o az önce yanımdan geçti”

Gecenin Dileği

Gecenin Dileği

Puanlama 0.0
Seviye: Hiatus Tür: Yazar: Çizer: Yayınlanma tarihi: 2021 Orjinal dil: Türkçe
Gecenin Dileği Bir çok krallığı olan bir kıtada Sappen kralının bir hayali vardı. 'Tüm kıtayı birleştirmek' Bunun için birçok savaş çıkardı. Neredeyse tüm kıtayı fethetti bir bölge hariç orada kara ağaçlar bulunması yüzünden Penumbra* ormanı dendi. Bu ormanı alamamasının sebebi orada yaşayan bir kabile toplulukları olması. O kadar çok kendilerini soyutlamışlardı ki varlıkları bu savaşlar ile tanınmıştı. Onlara unutulmuşlar anlamında Oblivion dendi. Onlara her fetih için savaş açıldığında krallık üzerine birçok felaket geldi. En sonunda halkın ve soyluların zoru ile kral o topraklardan vazgeçti. İnsanlar böylelikle çocuklarına onların hikayelerini anlattı. Bu anlatılan hikayeler büyüdükçe büyüdü. Bu hikayeler içerinde tek doğru olan Oblivionların ruhlar tarafından kutsandığıydı.   Not: Ekibimizin minicik pofuduk TEMARİ'sinin orjinal novelidir. Resimler karakterleri daha iyi tanımlamak amacıyla konulmuştur.   Hemen oku!

Yorumlar

Ayarlar

Karanlık Modla Çalışmıyor.
Sıfırla